Esnaf bir aileden geliyorum dolayısıyla rakı şişesiyle de pek küçükken tanıştım. Sigaranın etiketine bakıp hafif olanını anlayanlar, rakının da altındaki numaraya bakıp kalitesini ölçenlerdi aynı zamanda. İkisini de içmemiştim ama bilirdim farketmediğini fakat hiç bozmazdım karşımdakini, müşteri velinimetti sonuçta. Zamanla daha çok tanıdım rakıyı, rakının tadınının numarayla falan değil muhabbetle birlikte olduğunu öğrendim. Rakının adabının sakilik yaparak üstadlarından alınacağını öğrendim. Dost edindim, dost tanıdım rakı masasında. Rakı masasına oturmak değil kalkmak önemlidir bence, oturduğun gibi dik, derdi tasayı bir kenara koymuş. Bunu yapabilen dostlara saygı duyarım. Afiyet olsun efendim!
p.s. Eski rakı şişesinin yeri bende ayrıdır. Bu şişeler değiştikten sonra şans eseri iki mini şişe bulmuştum, çok sempatik bulup ikisini de almıştım fakat daha sonra İstanbul’da kaybettim. Bu eski şişelerden alıp bir kenara koymaya karar verdim yeniden görünce.
Bu yazı Yeni Rakı Gerçek Muhabbet projesi kapsamında yazılmıştır.
