23 Şubat 2010
2 yıl önce, genç yaşta vefat eden hocamız Hakkı Çalışkan adına Kimyacı Hakkı Çalışkan Koruluğu‘nu oluşturduk. Ege Orman Vakfı‘yla gerçekleştirilen bu projede öğrencileri ve yakınlarının bağışlarıyla İzmir-Urla’ya 1500 fidan dikildi. Bu yıl yine bahar aylarında hocamızı anmak ve fidan sayısını 2000′e çıkarmak için bir etkinlik planladık. Bu planlar srasında vakıfla koordinasyonumuzu sağlayan EOV Peyzaj Mimarı Perihan Öztürk’le konuşurken 2008 yazındaki yangında (1,2,3) büyük hasar gören Selçuk-Şirince mevkiinin yeniden ağaçlandırılacağını öğrendim.

Bu planların yanı sıra interneti kullanarak bir koruluk oluşturma fikri o an aklıma geldi ve bunu Perihan hanımla paylaştım. Daha sonra bir çok ortamda konuştuğumuz, Friendfeed’de açtığımız grupta tartıştığımız bu proje Şubat ayında şekillenmeye başladı. Hedefimiz Mayıs ayına kadar 1000 fidan toplayıp bir koruluk oluşturmak ve yok olan ormanlarımızın yeniden ağaçlandırılmasına yardımcı olmak olacaktı. Blog Yazarları Koruluğu, Sosyal Medya Koruluğu, E-Fidan Koruluğu adı ne olursa olsun dikili bir ağaca sahip olmak ve çevreye verdiğimiz zararı telafi etmeye çalışmak.

Bu yazının asıl amacına geleyim, biz nasıl kurgulayabilirizi tartışırken Mustafa Öztürk Likemind Bursa’da bir fikir ortaya attı. Sık sık karşılaştığımız mimleri biraz değiştirdik ve bir sosyal sorumluluk projesi haline getirdik. Ben projenin devam ettiği her hafta için bir fidan bağışlıyorum. Fakat bu hafta değişiklik olarak bu yazıyı yazdım ve yazının sonunda mimleyeceğim üç arkadaşımı da bağış yapmaya davet edeceğim. Sizden dileğim bu mimi devam ettirmeniz ve bir fidan dahi olsa projeye katkıda bulunmanız. Bu değerli fikri için Mustafa’ya ve bağış yapacak olan herkese şimdiden teşekkür ediyorum.
Lütfen proje süresince fikirlerinizi esirgemeyin, Friendfeed grubumuzda fikirlerinizi ve kaynak önerilerinizi paylaşabilirsiniz. Şimdiden bir kaç fikrin daha hazırlığını yaptığımızı ve bir kaç firmayla görüştüğümüzü söyleyebilirim. Umarım mayıs ayı geldiğinde 1000 fidan hedefini çokça aşmış oluruz.
Bu yazı Oğulcan, Alev ve Barış‘a gitsin. İnanıyorum ki onlar da en az birer fidan bağışlayıp bizi destekleyecektir.
Bir fidana hayat vermek için bağışlamanız gereken 4 lira. Bağışlarınızı 4 ve 4′ün katları şeklinde yaparsanız bizim için daha kolay olacaktır saymak.
Ege Orman Vakfı Hesap Numarası : İŞ BANKASI GÜNDOĞDU ŞUBESİ: TR51 0006 4000 0013 4240 1161 49 Tek dikkat etmeniz gereken açıklama kısmına “efidan” ifadesini eklemek.
Bağış yapan arkadaşlar http://friendfeed.com/efidan/76047352/bir-fidana-hayat-vermek-icin-bagslamanz başlığına isimleriyle yorum yaparsa listeyi takip etmemiz daha kolay olur.
Ayrıntılı bilgi efidan.blogspot.com ve friendfeed.com/efidan adreslerinde.
Etiketler: alev durmuşoğlu, barış ünver, e fidan, efidan, koruluk, mim, oğulcan orhan
Kategori Genel | 4 Yorum »
15 Şubat 2010

Esnaf bir aileden geliyorum dolayısıyla rakı şişesiyle de pek küçükken tanıştım. Sigaranın etiketine bakıp hafif olanını anlayanlar, rakının da altındaki numaraya bakıp kalitesini ölçenlerdi aynı zamanda. İkisini de içmemiştim ama bilirdim farketmediğini fakat hiç bozmazdım karşımdakini, müşteri velinimetti sonuçta. Zamanla daha çok tanıdım rakıyı, rakının tadınının numarayla falan değil muhabbetle birlikte olduğunu öğrendim. Rakının adabının sakilik yaparak üstadlarından alınacağını öğrendim. Dost edindim, dost tanıdım rakı masasında. Rakı masasına oturmak değil kalkmak önemlidir bence, oturduğun gibi dik, derdi tasayı bir kenara koymuş. Bunu yapabilen dostlara saygı duyarım. Afiyet olsun efendim!
p.s. Eski rakı şişesinin yeri bende ayrıdır. Bu şişeler değiştikten sonra şans eseri iki mini şişe bulmuştum, çok sempatik bulup ikisini de almıştım fakat daha sonra İstanbul’da kaybettim. Bu eski şişelerden alıp bir kenara koymaya karar verdim yeniden görünce.
Bu yazı Yeni Rakı Gerçek Muhabbet projesi kapsamında yazılmıştır.
Etiketler: advertorial, anılar, eski rakı, etkinlik, social media, sosyal medya, yeni rakı
Kategori Genel | Yorum Yok »
01 Ocak 2010
Hasan Başusta’nın başlattığı bu mimi hemen sahiplendim. Bloguma başlarken nerdeyim, neler yapmışım kısaca bir bakayım istedim. Aklıma gelen 5 maddeyi hemen yazıyorum.

- Üniversiteye başladım. 2008-2009 dönemi üniversitemin ilk yılıydı, sevdiğim bir alanda sevdiğim işi yapmak üzere eğitim almaya başladım. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon ne alaka diye soranlara çok alaka diyorum. Benim anahtar kelimem iyileştirmek ve yaptığım her işte bunu hedefliyorum. Bununla ilgili bir yazıyı önümüzdeki günlerde paylaşacağım.
- Sosyal medyayla tanıştım. Sosyal medya ile olan tanışıklığımız 2009 öncesine dayanıyor ama bu yıl gerçek anlamda sosyal medyayla kaynaşma ve etüt etme imkanı buldum. Bir çok madeni aynı potada eriten ve online hayatı organize etmeye yarayan sosyal medya benim için pek çok köprü oluşturdu.
- Yeni insanlarla tanıştım. Sosyal medyanın beni köprüleri yoluyla ulaştırdığı alanlardan en büyüğü etkinlikler. 2009′da ilgilendiğim bir çok etkinlikten haberdar oldum, bir kısmına katılabildim ama çok şey öğrendim, çok insan tanıdım. İstanbul, Ankara, İzmir buluşmalarına katıldım. 2010′da daha farklı illerde daha çok etkinlikte bulunmayı hedefliyorum. İnsanları tanımayı ve hikayelerini dinlemeyi seviyorum. Bağlantılara inanıyorum.
- İşe başladım. Esnaf bir ailenin çocuğu olmam nedeniyle küçükken sadece kısa bir dönem maaş ile çalıştım, offline bir işti ve komik bir rakam alıyordum. Online çalışmalarım ise hep proje bazlı, dönemlik çalışmalar oldu. Bir işe girmek, öğrenciyken çalışmak kısa vadeli planlarım arasındaydı. Eylül 2009′da Desnet’te Ömer Ekinci ile çalışmaya başladım. Şimdiden çok doğru bir karar verdiğimi ve şanslı olduğumu düşünüyorum.
- Blog yazmaya başladım. Düzenli güncellediğim ilk web sitemi 2004 yılında açmıştım. 2006 yılında liseye başladıktan sonra MS Live Spaces ile blog tutmaya başladım, daha sonra Blogspot altyapısını kullandım. Dönem dönem farklı isimlerde kişisel bloglarım oldu, bir süre sonra yazmayı bıraktım. Sosyal medyanın henüz popüler olmadığı zamanlarda katıldığım toplantılarda isimden önce blog adresini soruyorlardı, blog yazmıyorum diye cevap verince bir garip oluyordu
Neden hala yazmıyorsun, başlamalısın diyenlere de zamanı gelince diyordum. Hayatımı biraz daha düzene soktuğum bu dönemde bu sorumluluğu almanın vaktinin geldiğini düşündüm ve 2009′un son güzelliği olarak blogumu kurdum. Bu yazının tarihi ve aynı zamanda doğum günüm olan 1 Ocak’ı blogumun miladı olarak kabul ediyorum.
2009 benim için ümit verici bir yıldı. 2010 ise kesinlikle daha iyi olacak. Hepinize mutlu yıllar diliyorum. Bu mimi paylaşmak istediklerimse Mümin, Gürkan, Oğulcan, Göksel ve Yener.
Etiketler: 2009, blogging, buluşma, fizik tedavi ve rehabilitasyon, friendfeed, iyileştirmek, mim, sosyal medya
Kategori Genel | 4 Yorum »
27 Aralık 2009
Friendfeed’de takip etmeniz gerekenler listesini biraz kişiselleştireyim istedim ve kategorileri/özellikleri göz önünde bulundurarak bir kaç isim listesi yaptım. Bu isimleri ve feedlerini kısa özetlere de yer vererek blogda yayınlamak istiyorum. Liste önerilerinizi veyahut listeye eklenmesi gerekenleri bana yazın, onları da araştırayım.
Aybüke Altınöz
2004 Marmara Üniversitesi mezunu Aybüke. Makale ve hikâye alanında ödüllü bir yazar, aynı zamanda çizer. Bir süre dergi ve yayınevlerinde çalıştıktan sonra freelance çalışmaya karar vermiş. Yakın zamanda Sony ve Turkcell’le çalışmalar yapmış. Ercüment Büyükşener‘in eşi aynı zamanda ve eşiyle beraber kurdukları Hayal Akademisi‘nde Art Direktör’lük görevini yürütüyor şu anda. Portfolyosuna göz atabilir, ‘günlük pastörize çizimleri’ni yayınladığı blogunun yanı sıra Friendfeed‘de de onu takip edebilirsiniz.
Yazının kalanını okuyun »
Etiketler: aybüke altınöz, bengi gençer, çağrı akyurt, ezgi genç, friendfeed, grafik, illustrator, nil doğruöz, sanat, subscribe, yetenek
Kategori Genel | Yorum Yok »
20 Aralık 2009
Blogu kurmamla beraber friendfeed‘de fikrimi yazdım. Yorumlarla beraber blog yazmamı değerlendireyim ve başlayalım.
- Aslında geç kalmadım, internette ve sosyal medyadaki varlığım tamamen aklımda çizdiğim şekilde ilerliyor.
- Yorumlarda da belirttiğim gibi 4 yıl oluyor nerdeyse bloglarla tanışalı. Farklı sistemler üzerinde farklı isimlerde yazdım. Burası düzenli yazacağım kişisel adresim olacak artık.
- Blog yazmaları gerekmiyor demiş Panço, katılmıyorum buna. Blog yazmak özellikle internetin içinde olanlar için olmazsa olmaz. Ben blogumu hedeflerimi daha iyi konumlandırmak, geçmişi kayıt altında tutmak ve yaptıklarım hakkında çevremdekilerden geridönüş almak için kullanmayı planlıyorum. Bunların hepsi kişisel marka olma yolunda atmam gereken adımlar.
- Microblogging ve minibloglara alıştığım için uzun yazılar yazmak zor geliyor artık, bu yazıyı bile tamamlamak epey zor oldu. Bu alışkanlıktan kurtulmam ve kendimi daha iyi ifade etmem için bir fırsat bu blog aynı zamanda. Eleştirilerinizle birlikte bir çizgiyi yakalayacağıma inanıyorum. Umarım bu son ve en başarılı başlangıcım olur.
*Her şeyin en mühim noktası, başlangıcıdır. Eflatun
Etiketler: blogging, friendfeed, ibrahim uzun
Kategori Genel | Yorum Yok »